Duyurular

                           Tüm Duyurular

Arşiv

"Kadın Beyanı Esastır. "


“Göç ve Sığınma Rejimindeki Kadınlar ve Toplumsal Cinsiyet Temelli Şiddet” Konferansı Gerçekleşti

Vakfımız 21 Nisan 2018 Cumartesi günü İstanbul Barosu’nda “Göç ve Sığınma Rejimindeki Kadınlar ve Toplumsal Cinsiyet Temelli Şiddet” Konferansı gerçekleştirdi.

Devam eden savaşların ve ekonomik sömürünün bir sonucu olarak ülkelerini terk eden birçok mülteci ve göçmen kadın, bugün kaçtıkları ülkelerde, yolda ve sığındıkları ülkelerde erkek şiddetiyle ve toplumsal cinsiyete özgü şiddet biçimleriyle karşılaşıyorlar. Mülteci kadınların yaşadıkları sorunlar, son yıllarda başlı başına bir insan hakları sorunu halini almış duruma. Özellikle ülkelerindeki savaştan kaçarak komşu ülkelere göç eden kadınların yaşadığı şiddet, bugün kadınlara yönelik şiddetin en ağır biçimlerinden biri olarak değerlendiriliyor. 

Türkiye de özellikle 90’lı yıllardan itibaren kadın göçmenlerin ve sığınmacıların geldikleri ülkelerden birisi haline geldi. Kadın göçmenler, toplumsal cinsiyete özgü göç biçimlerinin yaşandığı Türkiye’ye, ticaret yapmak ve farklı sektörlerde çalışmak amacıyla ya da mülteci olarak geliyorlar. Fakat son yıllarda Suriye’den de milyonlarca mültecinin gelmesiyle, Türkiye’de göçmen ve mülteci kadınlara yönelik erkek şiddeti artık görmezden gelinemeyecek boyutlara ulaştı. Göçmen ve mülteci kadınlar, gündelik hayatlarının her alanında, evde, işyerlerinde ve kamusal alanlarda, zorla evlendirme, eviçi şiddet ve taciz gibi farklı şiddet biçimleri ile karşılaşıyorlar. 

Bu yaygın şiddetle nasıl mücadele edilmesi gerektiği üzerine düşündüğümüzde, Türkiye’nin göç ve mülteci rejiminde kadınların yasal statüleri, sosyo-ekonomik destekler, mevcut başvuru mekanizmalarının yeterliliği ve erişim, dayanışma ağlarının varlığı ve ilgili kadın örgütlenmelerine erişim, önemli başlıklar olarak karşımıza çıkıyor. Bu nedenle, İstanbul’un “Göç ve Sığınma Rejimindeki Kadınlar ve Toplumsal Cinsiyet Temelli Şiddet” başlığıyla yapılacak uluslararası bir konferansa ev sahipliği yapması özel bir önem taşıyor.

Çeşitli ülkelerden katılımcılarla, göçmen ve mülteci kadınların farklı ülkelerde hangi sorunlarla karşılaştıklarını, bu sorunlara nasıl tepkiler verdiklerini, nasıl bir dayanışma örgütlediklerini ve hükümetlerin bu sorunlar karşısındaki sorumluluklarının tartışıldığı konferans, iki oturum olarak gerçekleşti.

Program şöyleydi:

Açılış Konuşması: Filiz Kerestecioğlu 
KAHUDEV Yönetim Kurulu Başkanı

13:00-14:30 I. Oturum 
“Farklı Ülkeler, Ortak Hikaye: Göç ve Sığınma Rejimindeki Kadınlar ve Dayanışma Olanakları” 

 

Konuşmacılar
Joan Timoney
Women’s Refugee Commission (WRC) Kıdemli Savunuculuk Direktörü

Sunumunda, Joan Timoney, mülteci kadın ve kız çocuklarının küresel çapta yaşadığı mevcut zorlukları ve bunlara yönelik çabaları gözden geçirdi. Son dönemdeki politik gelişmelerini tartışacak ve aynı zamanda WRC'nin toplumsal cinsiyete dayalı şiddeti önleme ve bunlara tepki verme, mülteci kadınlar için güvenli ekonomik fırsatlar yaratma ve engelli mülteci kadınların ve kız çocuklarını içerme gibi çeşitli kilit alanlardaki çalışmalarının örneklerini paylaştı.

Emel Coşkun
Akademisyen, Sınır Tanımayan Kadınlar
Türkiye’deki sığınmacı ve göçmen kadınların hem geliş biçimleri hem de kalış biçimleri toplumsal cinsiyetten etkilenmektedir. Nitekim geliş biçimleri toplumsal cinsiyete dayalı zorluklar ve şiddet biçimleri ile yakından ilişkili olan kadınların kalış süresince de yaşam koşulları ve işgücü piyasasına katılım biçimleri toplumsal cinsiyete özgü olarak şekillenmekte ve erkek şiddetine maruz kalmaktadır. Bu sunumda Türkiye’deki uluslararası korumaya başvuran sığınmacı kadınların kalış ve yaşam koşulları, karşılaştıkları şiddet biçimleri ve diğer göçmen kadın gruplarıyla benzer deneyimleri Türkiye’nin göç ve mülteci rejimi ile ilişkisi çerçevesinde ele alındı. 

Fariba Nawa 
Gazeteci

Hem gazeteci hem de aktivist olabilir misiniz, ve halen dengeli hikayeler yazabilir misiniz? Fariba Nawa’nın cevabı evet! Kendisini hem gazeteci hem de bir aktivist olarak tanımlayan Fariba Nawa, Afganistan ve Türkiye’de mülteci kadınlarla ilgili olarak hazırladığı hikayeler ve göçmenlerin hayatını izleyen bir gazetecilik yaklaşımının çözüme nasıl bir katkı sunabileceği üzerine konuştu.

Pervin Bouzi
Mülteci İşçi

Pervin, hem erkek şiddetinden hem de devlet şiddetinden kaçarak 3 çocuğuyla birlikte Türkiye’ye göçtükten sonra boşanmayı “başarabilmiş” ve çalışma yaşamına katılmış bir kadın mülteci. İşyerlerindeki ücret eşitsizliğinden okuldaki ayrımcılığa, sokaktaki şiddetten, bitmek bilmeyen tacize kadar Türkiye’de yaşadığı 4 yılın özetini anlattı.

14:30-15:00 Soru-Cevap

15:00-15:30 Ara


15:30-16:30 II. Oturum 
“Kadına Yönelik Erkek Şiddeti, Göç Hukuku ve Göçün Sosyal Politikası” 

Konuşmacılar
Beril Eski
Hukukçu, Sınır Tanımayan Kadınlar

Beril Eski, toplumsal cinsiyete duyarlı bir iltica sisteminin temel özelliklerinden ve İstanbul Sözleşmesi'nin öngördüğü yükümlülüklerden bahsetti. Ardından 2013 yılında yasalaşarak yürürlüğe giren Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu ile 2014 yılında yürürlüğe giren Geçici Koruma Yönetmeliği'ni toplumsal cinsiyete duyarlılığı açısından tartıştı. Eski, ayrıca uluslararası alandaki politika değişikliklerinin, özellikle Avrupa Birliği ile imzalanan Geri Kabul Anlaşması'nın ve ABD Başkanı Donald Trump'ın "Müslümanlara yönelik giriş yasağı"nın Türkiye'deki mültecilere etkilerinden de bahsetti.

Meriç Eyüboğlu
Feminist Avukat

Tüm kadınları hedef alan erkek şiddeti, ortak bir kaynaktan, erkek egemenliğinden besleniyor. Dünyanın pek çok yerinde olduğu gibi Türkiye’de de feministler, kadınlara yönelik erkek şiddeti davalarını hem bir mücadele hem de dayanışma alanı olarak görüyorlar. Meriç Eyüboğlu, yaptığıkonuşmada, feminist bir avukat olarak erkek şiddetinin ortak kökeni üzerinde durarak bu şiddetin göçmen ve mülteci kadınları nasıl etkilediğini anlattı. Avukatlığını üstlendiği göçmen ve mülteci kadınlara yönelik şiddet ve cinayet davalarından örnekler paylaştı.

16:30-17:00 Soru-Cevap


 

 

Şirin-Ahmet Tekeli Kadın Hukukçuları Destekleme Vakfı © 2013